Üniversite Öğrencilerine İdareye Karşı Haklarına Dair Altın Bilgiler (II)

19/09/2014

 

Üniversite öğrencilerinin idareye karşı olan şikayet/dilekçe ve soruşturma/incelme süreçlerindeki bir takım haklarını Açık Gazete’de yayınlanan serimin ilk yazısında detaylarıyla kaleme almıştım. Bu minvalde, serimin ikinci yazısıyla tekrar karşınızdayım. İlk yazımda da belirttiğim gibi, eğer öğrenciler yönetmelik ve yasa gereği kendilerine verilen haklara vakıf olurlarsa, her türlü baskı ve mağduriyetin önüne geçebilirler. Bu bağlamda, ikinci yazımda da 2 yeni konu başlığında üniversite öğrencilerinin ne gibi haklara sahip olduklarını detaylandırmayı sürdüreceğim.

1-Sınav Usulü ve Not Tespit İtirazlarındaki Haklar

Üniversitelerin lisans sınav yönetmeliğine göre yarı yıl, bitirme, bütünleme ve telafi sınavlarının yazılı olarak yapılması esastır. Yazılı olarak yapılan sınavların kağıtları herhengi bir itiraz ve teftiş durumu için Dekanlık sorumluluğunda 2 yıl arşivlenmek zorundadır. Bu 2 yılın sonunda ise sınav kağıtları ancak bir tutanak tutularak imha edilebilir. Değerlendirmesi yapılmış, sisteme notu işlenmiş ve arşive kaldırılmış hiçbir sınav kağıdı, dekanlığın gerekçeli ve yazılı izni olmaksızın, dersin öğretim üyesi tarafından bile tekrardan arşivden çıkarılamaz. Öğrenci ile dersin öğretim üyesi arasında şahsi bir anlaşmazlık olduğu durumlarda, öğretim üyesinin art niyetle sınav kağıtlarını hukuksuz olarak arşivden çıkardığı görülebilir. Bu durumda öğrenci, konuyu öğrenmesine müteakip durumu belgeleyerek fakülte dekanlığı ya da bağlı olduğu birimin disiplin amirliğine resmi bir dilekçeyle derhal aktarmalıdır. 

Öğretim üyesinin proje, ödev ve diğer alan çalışmalarını sınav notu yerine sayması gibi bir yetkisi yoktur ve sınavı yazılı bir şekilde yapmak zorundadır. Proje, ödev ve diğer alan çalışmalarının yazılı sınav notu yerine sayılabilmesi için ilgili fakülte ya da birimin yönetim kurulu kararı gerekmektedir. Eğer dersin öğretim üyesi öğrencilere yazılı sınav yapmadan proje, ödev ve diğer alan çalışmalarını sınav notu yerine sayarak geçiriyorsa, burada öğrencinin sorgulaması gereken durum şudur; 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Yasası gereği resmi bir dilekçeyle dekanlığa başvurulup, durum aktarılıp ve yönetim kurulunun öğretim üyelerine böylesi bir yetki verip vermediği sorulmalıdır. Eğer yönetim kurulunun bu doğrultuda bir kararı yok ise, öğretim üyesi sınavları yazılı yapmadığı için yönetmelik ihlali yapmış demektir. Bu süreçten sonra öğrencinin sınav yönetmeliğindeki ilgili maddeleri dayanak göstererek sınavın iptali ya da tekrarlanmasını isteme hakkı vardır çünkü sınav yönetmeliklerle belirlenen objektif kriterlerle değerlendirilmemiş ve yapılmamıştır. 

Sisteme işlenmiş bir sınav notunun daha sonra öğretim üyesi tarafından değiştirilmesi mümkün değildir. Eğer resmi bir itiraza gerek kalmadan not değişikliği gerekirse, dersin öğretim üyesi durumu resmi olarak fakülte dekanlığına yazılı bir şekilde bildirmek zorundadır. Sonrasında sınav notunun değişip değişmemesine dair karar fakülte yönetim kurulu yetkisindedir. Bir öğrenci, aldığı sınav notuna ilan edildikten sonra en geç 3 gün içinde resmi olarak itiraz edebilir. Sonrasında sistem şöyle işler: Amir, söz konusu itirazı incelemek için biri dersin hocası olmak üzere, 3 öğretim üyesi/görevlisi atar. Bu kişilerin görevi sınav kâğıdını “Maddi Hata” açısından incelemektir ve en geç 3 gün içinde karar vermek zorudadırlar. Maddi hata da iki şekilde denetlenir:

A)Öğretim üyesinin kâğıdı değerlendirirken toplama konusunda bir hata yapıp yapmadığına bakılır. Bunun için de not baremi gereklidir. İtiraza konu dersin öğretim üyesi hangi soruya kaç puan verildiğini bildirmekle yükümlüdür.

B)Komisyon, sınavın cevap anahtarına bakarak, öğretim üyesinin sorulara hakkaniyetle puan verip vermediğini inceler ve içerik denetimi yapar. Yani öğretim üyesi sınavın cevap anahtarını ibraz etmek zorundadır. İtirazın ret ya da kabul edilebilmesi için atanan komisyon üyelerinin oy çokluğuyla değil, oybirliğiyle karar vermesi gerekir.

Yönetmelik bunu söyler ancak gerçekte sistem şöyle işler: İtiraz edilen dersin öğretim üyesi sınav kâğıdının fotokopisini ve sonuç raporunu asistanı vasıtasıyla diğer komisyon üyelerine gönderir. Halbuki itirazı değerlendirmek için her üç üyenin de birlikte toplanarak işlem yapması gerekir. Komisyon üyeleri sınav kâğıdına hiç bakmadan, “meslektaşlarını sorgular gözükmemek ve akademik teamüller(!)” gereği “Maddi Hata Yoktur” imzasını atarlar. Bazen de dersin öğretim üyesi zayıf halka olan komisyon üyesini özel olarak odasına çağırır ve bir şekilde ikna(!) eder. Böylelikle öğrencinin itirazı geçersiz olur ve üniversitede hak arama kapısı kapanır.

Bundan sonra eğer öğrenci isterse not tespit davası için en geç 2 ay içinde idari yargıya başvurup dava açabilir. İdari yargı sürecinde dikkat edilmesi gereken husus şudur; not tespit davası dersin öğretim üyesi ya da dekanlığa karşı değil, üniversite rektörlüğüne karşı açılmalıdır. Dava sürecinde de savunmalar rektörlüğe bağlı hukuk müşavirliği tarafından yapılır. Bu süreçte idari mahkeme ya öğrencinin talebini reddedip dava masraflarını ona yükler, ya da savunmayı reddedip sınav kağıdının incelenmesi için bilirkişi atanmasına karar verir. Burada posta giderleri dava açılırken, bilirkişi ücreti de tebliğ tarihinden itibaren en geç bir ay içinde öğrenci tarafından ödenmelidir. Davanın kazanılması halinde öğrencinin ödediği tüm dava masrafları davalıdan tahsil edilerek kendisine ödenir. Genellikle öğrencinin 2 aylık süre içinde yargıya başvurmasını engellemek için itiraz sonucu dekanlık tarafından geç tebliğ edilir. Ya da Bilgi Edinme Hakkı Yasası gereği 15 iş günü içinde yanıtlanması gereken istekler geciktirilir. Öğrencinin yasal haklarını kaybetmemesi için konuyu resmi dilekçelerle takip edip, yasal süreleri çok iyi bilmesi gerekir.

2-Ders Müfredatı İle İlgili Haklar

Bir programın müfredatı, öğretim üyesi/görevlisi kriterleri, temel ve yardımcı kaynakların genel özellikleri, yapılabilecek alan çalışmaları, kredi miktarı, ders inzlenceleri ve tüm ilgili konular üniversite senatosu tarafından belirlenir. Senatonun çizdiği çerçeveye göre, fakülteler program ve ders içeriklerini belirler. Bir fakültede her anabilim dalı başkanlığının bünyesinde lisans, yükseklisans, doktora, uzaktan eğitim ve açık öğretim dersleri olur. Anabilim dalı başkanı, her dönem hangi dersi kimin vereceğini bölüm başkanına önerir. Son kararı bölüm başkanı verir ve ders programları ile sorumlu öğretim üyelerinin listesini dekanlığa gönderir. Tüm programlar ve görevlendirilmiş öğretim üyeleri fakülte yönetim kurulunca onaylanmalıdır. Onaydan sonra listeler rektörlüğe havale edilir. Listelerin akademik yılda geçerli olabilmesi için üniversite yönetim kurulu onayı gerekir. Rektörlük genelde programlara dokunmadan olduğu gibi onaylar. Yani tüm düzenlemeler bölüm başkanlığı ve dekanlıkta tamamlanır. 

Yönetmeliklere göre, üniversite yönetim kurulunca onaylanan ders programları ve hangi öğretim üyesinin dersi vereceği dönem başlamadan en geç 15 gün önce öğrencilere duyurulmalıdır. Resmi olarak açıklanmış ve öğrencilere duyurulmuş program üzerinde bölüm başkanının herhangi bir değişiklik yapma yetkisi yoktur. Genelde programlar üzerinde duyuru yapıldıktan sonra bölüm başkanı imzasıyla öğretim üyesi değişikliği yapılır. Bu değişiklik hukuksuzdur ve yetkiyi kötüye kullanmaktır çünkü resmen onaylanmış ve duyurulmuş derslerde öğretim üyesi değişikliği ancak fakülte yönetim kurulu ve sonrasında üniversite yönetim kurulu onayıyla yapılabilir. Burada öğrenciler 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nu kullanarak, bölüm başkanının yaptığı değişikliklerde fakülte ve üniversite yönetim kurullarının onayı olup olmadığını sorma hakkına sahiptir. Eğer yönetim kurullarının onayı olmadan duyurusu yapılmış ders üzerinde değişiklik yapılmışsa, öğrencinin bu duruma resmi olarak itiraz etme hakkı vardır.

Bir derste okutulacak kitaplar, yardımcı kitaplar ve kullanılacak materyaller, fakültenin yönetim kurulu önerisiyle üniversite senatosu tarafından onaylanmalıdır. Yani, dersin öğretim üyesinin kendi inisiyatifiyle kitap belirleme yetkisi yoktur. Ayrıca, öğretim üyesi derslerin izlencelerini hazırlayıp, derste hangi kitapları ve nasıl bir sınav değerlendirmesi yapacağını detaylı olarak ders seçimlerinden önce öğrencilere bildirmekle yükümlüdür. Dönem içinde işlenen ders de daha önce açıklanmış bu izlenceye göre yürütülmelidir. 

Devamsızlık konusu da öğrenciler tarafından bilinmesi gereken başka bir detaydır. Bir öğretim üyesi öğrenciyi keyfi ve delilsiz olarak devamsızlıktan bırakamaz. Öğretim üyesi, yoklama listelerini resmi olarak sisteme girmek ve devamsızlıktan kalan öğrencileri sınavın başlangıç tarihinden en az 5 gün önce açıklamak zorundadır. Sisteme girmeden devamsızlıktan bırakılma durumunda, öğrencinin itiraz etmesi halinde öğretim üyesinin imzalı yoklama listelerini ibraz etmek gibi bir zorunluluğu vardır. Belirttiğim tüm bu detaylar resmi yönetmeliklerde maddelendirilmiştir. Her hangi bir maddeye aykırılığı belgeli olarak tespit eden öğrencinin resmi başvuru hakkı saklıdır.

 

Açık Gazete- 19.09.2014

 

 

Please reload

Savash Porgham
Sosyal Medyadan Takip Edin
  • YouTube Social  Icon
  • Facebook Basic Black
  • Twitter Basic Black
  • Google+ Basic Black
Please reload